Sağlıkta şiddette sınır yok.

11.10.2023
A+
A-

Son günlerde hemen her gün, sağlıkta şiddete haberleri izliyoruz. Pek çok sağlık çalışanımızın maruz kaldığı sağlıkta şiddetin önüne bir türlü geçilemiyor. Hemen her gün basın yayın kuruluşlarımızdan gördüğümüz duyduğumuz bir konu olan sağlıkta şiddet konusunda Sağlık Bakanlığımızın son çözüm alternatifi ise GRİ kod uygulaması.

Şiddete uğrayan sağlık personelinin hakkını aramak için başvuruda bulunduğu BEYAZ KOD uygulamasının verimli olmaması, BEYAZ KOD uygulamasına başvuran sağlık personelinin mahkemelerde hak aramaya çalışması, defaten mahkemelere gidip gelmesi, şiddete uğrayan sağlık personellerinin BEYAZ KOD vermelerinin de önüne geçmekte.

Sebebi her ne olursa olsun sağlıkta şiddet asla kabul edilemez. Elbette insan olarak, olayın sebebinibilmemekle birlikte, yaptıkları iş gereği insana, insan sağlığına özveriyle, fedakarcahizmet eden doktorundan, hemşiresine, ebesine, teknisyenine, memuruna, tıbbi sekreterine, kadar büyük bir ailenin mensupları olan sağlık çalışanlarına, hele ki, iki yıl boyunca pandemiyle mücadele etmiş Covit-19 mikrobu alıp hastalanan sağlık çalışanlarımızın iş yükünün de, diğer çalışanlara yüklendiği, yani iki kişin yapacağı işi bir kişinin yaptığı şu ortamda, sağlık çalışanlarına azamisaygı gösterilmesi gerekirken, şiddet uygulanması, öldürülmesi asla kabul edilemez.

Milletimize şifa dağıtan ellere şiddet uygulanması ve sürekli olarak sağlık ve şiddet kelimelerinin yan yana ifade edilmesinden daha üzücü ne olabilir ki?

Sağlık çalışanları, sağlık ta şiddet başta olmak üzere, çalışma şartlarının ağırlığı ve sağlık çalışanlarımızın üzerindeki psikolojik baskı ile sağlık çalışanlarımız bitme noktasına gelmişken sağlıkhizmeti sunan sağlık çalışanlarımıza sürekli uygulanan şiddet için bu güne dek   etkili, caydırıcı hiçbir tedbirin alınmamış olması oldukça üzücüdür.

 Sağlık hizmeti sunarken,  ne zaman şiddete uğrayacağız, korkusuyla, endişesiyle hizmet vermeye çalışmanın psikolojisini anlatmak mümkün değildir. Maalesef sağlıkta şiddet sağlık çalışanlarımızın çalışma şevkini elinden almış, moral ve motivasyonunu da bitirmiştir.

 Sağlıkta şiddetle mücadele etmeyenler, gerekli tedbirleri almayanlar, sağlıkta şiddeti bilmem, görmem, duymam diyerek üç maymunu oynayanlar, maalesef bu gün sağlıkta şiddetinadeta meşru hale gelmesine sebep olmuşlardır.

Onlarca, yüzlerce,  Sağlık çalışanımız  hemen her gün hakarete, küfre maruz kalıyorken görevleri başında şiddete maruz kalmalarını izah etmek için ne kelimeler ne cümleler yeter.

Bunca olumsuzluğa rağmen sağlıkta şiddetle ilgili ne bir düzenleme yapılıyor? Ne de, bir tedbir alınıyor? Çözüm üretmesi gereken makamlar, sağlıkta şiddetin arttığıyla ilgili istatistikler yayınlıyor ve sadece seyrediyorlar. Sağlık çalışanlarına şiddeti önlemenin yolu, TWİT atmak, kınamak değildir. Ya da ülke genelinde yetkili olup ta, etkili olamayan, alanlara çıkamayan sendikaların yaptığı gibi TWİT etkinlikleri yapmak hiç değildir. Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddeti önlemenin yolu üzüntü belirtmek, geçmiş olsun dileklerinde bulunmakta değildir.

Sağlık çalışanları dayak yiyor seyrediyorsunuz.Sağlık çalışanları kamu hastanelerinden istifa ediyor seyrediyorsunuz. Sağlık çalışanları yurt dışına çalışmak için gidiyor seyrediyorsunuz. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, sağlık çalışanları katlediliyor yine seyrediyorsunuz.

Artık yeter. Seyretmeyi bırakın. Etkin yasalar çıkarın. Mesela; şiddet uygulayan vatandaş sağlık hizmetini ücretli alsın. Mesela sağlıkta şiddet uygulayan 3 gün nezarette kalsın. Suçluluğu kesinleşen vatandaşın cezasına HGB (hükmün geri bırakılması) uygulanmasın.

Biliniz ki; yaklaşık 20 yıldır tüm uyarılara rağmen sağlıkta şiddet ile ilgili tedbir almayanlarda, sağlıkta şiddetten sorumludurlar.