Sonunda başardınız.

Sözde yetkili olup, etkili olamayan memur sendikaları ile, mevcut hükümet birlikte memur maaşlarını asgari ücretin altına indirmeyi başardı.
1 Temmuz itibariyle asgari ücretin 11.402 TL olmasıyla birlikte, en düşük memur maaşı asgari ücretin altında kalmış, 12.200 TL olan ortalama memur maaşı ile, asgari ücret arasındaki makas neredeyse kapanmıştır.

Sayın Cumhurbaşkanının ifadesiyle en düşük memur maaşlarının 22 bin TL olacağı sözü önümüzdeki günlerde TBMM’ye gelecektir. Ancak bu rakam bile yoksulluk sınırının çok altında, zamanında yaklaşık üç asgari ücret alan memurun maaşı bu gün asgari ücretin iki katı bile etmemektedir.
Bundan dolayı, asgari ücret ya da, memur maaşlarının artışları reel ekonomik gerçeklere uygun olarak düzenlenmelidir.
Mesela; asgari ücretin 500 dolar seviyelerinin altına düşürülmemesinde, en düşük memurun taban aylığının iki asgari ücret seviyelerine sabitlenmesi enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde sabit ücretlileri koruyacaktır. Sabit ücretlilerin gelir vergisi oranlarının da %15 ile sabitlenmesi elzemdir.

Ortalama memur maaşı yoksulluk sınırı olan 33 bin TL seviyesine getirilmeli, unvan ve mesleklere göre bu maaş yukarıya doğru düzenlenmelidir.

En düşük memur maaşı, bekar tek başına çalışan memur baz alınarak, aile, çocuk, yardımı, sabit ödeme vb. ödemelerin dışında tutulmalıdır.

Memurun alım gücü hiçbir dönemde bu kadar azalmadı.